7 Ocak 2017 Cumartesi

Lal ve Can'ın Kar Masalı


Lal ve Can, tam bir yaşına girdikleri hafta  tanısmışlardı karla.

İlk karşılaşmaları çok eğlenceliydi. Lal, karlar üzerinde koşup yuvarlanırken kahkahalar atıyordu. Can da, olduğu yerde durup kara dokunmuyor, düşerse de kıpırdamadan bekliyordu. Bir daha kara çıkma imkanımız olmamıştı. 

Dün gece başlayan yoğun kar yağışıyla sabah bir uyandık her yer bembeyaz. Bu güzellik kaçmadan kahvaltı yapar yapmaz artık kendimizi bahçeye.


Lal ve Can karı görür görmez çığlık attılar, sanki yeni yürümeyi öğrenmiş bebekler gibi temkinli yürüdüler önce.



Sonra ellerini tutabilene bravo.




Bıraktık gönülleri gibi koşsunlar, yuvarlansınlar, gün onların günü tadını çıkarsınlar.

Can, ne yapacak acaba diye merak ediyorduk ama Can daha çok eğlendi diyebilirim.




Yuvarlandı, koştu, yattı, oturdu karlar üstünde. Ohhh doya doya oynadı.



Lal biraz şaşkın biraz sevinçli " Annnne kar yaaayoooo " deyip deyip durdu.

Her zaman olduğu gibi Lal gözlemlemekle, Can'da anı yaşamakla meşgullerdi.

Kar güzel hoş ama hava oldukca soğuk olduğu için 15 dakika durduk ve hemen eve çıktık.

Yorulmuşlarki eve gelir gelmez uyudular, uyanınca bir güzel yediler yemeklerini. Camda "Kar yayo, kar yayo" diye kedi gibi mırıldanarak bakınca bizde kendimize bahane arıyormuşuz "Hadi dedik kara gidelim".

E artık bizim ikizler öğrenmişler karda yürümeyi, bu sefer bol bol eğlendik. Onlar gibi bizde çıkardık karın tadını.







Üşümediler mi? diyecek olursanız eve geldiğimizde sıcacıklardı onun da formülü bir sonraki yazımda.

Haydi durmayın atın kendinizi dışarı, dışarısı çook güzeeeel.

Gece ayrı gündüz ayrı güzel...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder