12 Ocak 2018 Cuma

Bu Kekin Yapılışı Tam Ikizlere Göre



Çocuklarla mutfağa girmeyi çok seviyorum  ama onlar mutfaktayken birbirlerini beklemeyi hiç sevmiyorlar. Bu yüzden aynı anda her ikisininde görev alarak yaptıkları bu kek tam bize göre oldu.

Ufak tefek yardımlarımı saymazsak bu onların işbirliği içinde yaptıkları ilk kek. Lal unlu harcı hazırlarken, Can kırdığım yumurtara diğer malzemeleri ekleyip çırptı. Sonra Lal hazırladığı harcı azar azar Can'ın karışımına ekledi.

Birlikte harika bir iş çikardılar, bunu ve benzer tarifleri daha sık deneyip daha çok paylaşırım insallah.

Buyrun karşınızda Cevizli ve Elmalı Kek

Malzemeler
* 2,5 su bardağı un
* 1,5 tatlı kaşığı tarçın
* 1,5 tatlı kşığı toz zencefil
* 3/4 tatlı kaşığı kabartma tozu
* 1/4 tatlı kaşığı karbonat
* 1/4 tatlı kaşığı tuz
* 1 su bardağı tereyağı
* 1,5 su bardağı şeker
* 3 yumurta
* 2 tatlı kaşığı vanilya esansı
* 2 su bardağı rendelenmiş elma
* 1 su bardağı ceviz

Yapılışı;

Unu, tarçını, zencefili, tuzu,kabartma tozu ve  karbonatı bir kabın içinde eleyerek karıştırın.
Ayrı bir kapta tereyağı, şekeri, yumurtaları, vanilya esansını orta hızda ayarlanmış bir mikser ile iyice karışıncaya kadar çırpın. Mikseri düşük seviyeye alıp unlu karışımı yavaş yavaş ilave edin. Rendelenmiş elma ve iri dövülmüş cevizleri de ekleyip yağladığınız tepsiye iyice yayın.
Ve son olarak önceden 180 derecede ısınmış fırında 55-65 dakika pişirin.

Afiyet bal şeker olsun inşallah. .

Blogger Tricks

7 Ocak 2018 Pazar

2017 Kitap Fuarından 2 Yaş Icin Neler Aldık?


Lal ve Can ile gittiğimiz 3. Tüyap Kitap Fuarından, yine harika kitaplar aldık. Her sene kitap seçimlerimiz değişiyor, büyüyorlar ve ne mutlu banaki kitaplara ilgileri her geçen gün artıyor.

Bu sene neler seçtik gelin birlikte göz atalım;


Lal ve Can daha 1 yaşında değillerdi Atatürk'ü öğrendiklerinde artık yavaş yavaş kim olduğunu öğrenebilir yaştalar. Bu yüzden Atatürk 'ü anlatan kitap arıyordum, "Mavi Yunus Okul Öncesi" yayınlarında hem resimli, hem aktiviteli olanına rastlayınca hemen aldım. İçinde resimler ve aktivitelerle Atatürk'ü anlatıyor. Doğumu, annesi babası, okulu, Samsuna'a çıkışı, Kurtuluş Savaşı ve zaferleri... Bence bu yaşta öğrenebilecekleri ne varsa içinde büyük resimlerle anlaşılır ve net anlatılmış.


Artık tüm davranışların bilincinde ve farkındalar. Ne görseler, ne duysalar hemen kapıyorlar, okuduğumuz kitaplardan kendilerine pay çıkarmaya ve duyduklarını hayata geçirmeye başladılar. Bu nedenle Bilinç ve Karakter Gelişimleri için bir hikaye dizisi aldım. İçinde 18 adet hikaye kitabı var.

* Paylaşım             * Dürüst Olmak           * Sabırlı Olmak             * Bencil Olmama        * Özgüven
* Kıskançlık           * Arkadaşlık                 * Memnuniyet              * Zamanlama              * Çalışmak
* Nezaket               * Cesaret                       * Kelimelerin Gücü     * Bencil Olmama        * Affetmek
* Güzel Alışkanlıklar                                   *Yardımlaşma                                   * Sabırlı Olmak

Ben, çocuklarda davranışların konuşarak öğretilebileceğine inanmıyorum, çünkü istisnalar dışında her zaman birebir yaşayarak öğrendiklerine şahit oldum. Biz bu hikayeleri okurken, kendimizi de dahil ediyoruz. Bir arkadaşımız bize oyuncağını vermeyince üzülüyor ve bir dedeye yardım edince çok mutlu oluyoruz.


Kütüphanemizdeki hikaye kitaplarımıza yenilerini ekledik. Tabi ki bu konuda Pearson Çocuk Kitapları favorim. Evde olmayan yeni çıkan ne varsa aldık yine.


. Bu dört kitap da güzel mesajlar veriyor aynı zamanda öğretici yanlarını da çok seviyorum.

*Gergedanlar Krep Yemez
*Kayıp Köpek Üzüm 
* Köpekler Bale Yapmaz
* Roko Kutuplarda Eğlenceli Bir Gün 




Ve artık doğa olaylarını merak edip soran ikizlere bence tam zamanında alınan bir kitap serisi daha . Mavi Yunus Okul Öncesi Yayınlarının ''Bilimsel Hikayeler'' serisi. Bu kitaplarda da doğa olaylarının, nedenini, nasılını, sonucunu ve etkilerini çocukların öğrenebilecekleri düzeyde, ayaklı kalın mukavva kitaplara, büyük resimlerle anlatılmış.



Ve tabiki olmazsa olmaz boyama kitaplarımız, bu sefer çok bulamadık ama yinede aldık iki tane.Lal, acele etmediğinde taşırmadan boyamaya başladı bakalım Can ne zaman sabırla oturup boyama yapacak.

Tüm çocukların bol kitaplı ve eğlenceli bir yıl geçirmelerini diliyorum...

6 Ocak 2018 Cumartesi

Yeniyılı Çocuklarla Karşılamak



Lal ve Can, günler kısalmaya başladığından beri gündüzleri uyumayıp akşamları sekizde uyumaya başladılar. Hele hele Datça’ya geldiğimizden beri, sabahın sekizinde son derece enerjik uyandıklarından, gündüz tertemiz havada koşup zıpladıklarından akşam sekizi bile görmez oldular.

Demekki yılbaşı akşamı erkenden uyuyacaklar, bizde rahat rahat yeni yılı karşılayacaktık.

Çünkü yılbaşı dediğin gece yarısına kadar sofrada oturup keyif yapmak, gülüp eğlenmek, tombala oynamak, çalmak söylemek, tam on ikide geriye saymak, kadeh kaldırmak vs ise; çocuklarla bunları yapmak çok zor olur, ‘’ Yılbaşında erkenden yatağa gidip uyuyan çocuk kadar güzel hediye olamaz ‘’ diyen anneleri duyar gibiyim.

Aynı zamanda tam tersini düşünüp, çocukların neşe ve keyif kattığına inanan annelerde var ama, mesela ben.

31 Aralık günü, aylardır öğlen uykusu uyumayıp akşam erkenden uyuyan ikizleri, gündüz uykusuna yatırdımki akşam erkenden uyumasınlar, bizimle yeniyıl sofrasında oturup tadımıza  tad katsınlar, bizimle gülüp eğlensinler, yeniyıla bizimle birlikte geri sayarak neşeyle girsinler istedim.


Öylede oldu,her akşam olduğu gibi yine birlikte oturduk yeniyıl soframıza, 


Hatta onlar için özel noel babalı ve kardan adamlı şamdan bile aldım.


Birlikte çocuk şarkıları söyledik aynı anda,sallana sallana gülerek eğlenerek.


Bir sürü dilli düdükler,maskeler,şapkalar almıştık doya doya çaldık karşılıklı düdüklerimizi.




Biz masada içeceklerimizi yudumlarken onlar hediyelerinin keyfini çıkardılar, arada gelip yemişlerini yediler.

Hatta ve hatta yetmedi gece tam onikide yeniyılı sokakta karşılamak için Datça meydana gittik. Onlar için beklemek biraz sıkıcı oldu ama havai fişek gösterisini izlerken çok eğlendiler.

Benim bugüne kadar geçirdiğim en eğlenceli yeniyıl karşılamamdı, kızım ve oğlumla gerçekten hakkını vererek eğlendik. Bu sene inşallah hep böyle keyifli ve eğlenceli geçer...

3 Ocak 2018 Çarşamba

Kim Demiş Çocuklu Evde Yılbaşı Ağacı Kurulmaz Diye


Lal ve Can'a hamile olduğum sene sosyal medyada bir video dönüyordu. Kocaman bir yılbaşı ağacı, altında bir sürü hediye paketi. Sabah oluyor, evdeki anne baba uyurken çocuklar uyanıyor, ağacı deviriyor ve tüm paketleri yırtıp açıyorlar. Bu videoya gelen yorumların geneli şu şekildeydi ''Bebekli ailelerde yılbaşı kutlamak hayaldir. ''

Açıkçası hayatımıza çocuklar dahil olunca, ne yaşayacağımızı bilmediğimden bende birkaç sene ağaç süslemeyiz diye düşünüyordum.

Oysa gerçekler hiçte anlatıldığı gibi olmadı. Lal ve Can hayatımıza girdiklerinden beri tam 3 yıl eskittik ve hepsini de süslenmiş ağaçlar ile yolcu ettik.


Henüz 9 aylıklardı yılbaşı ağacıyla tanıştıklarında, herkes aman devirir, yok koparır, aman ışıkları çekmesin derken annem ben  işteyken kurmuş ağacı, kurulduğu an delirmişler heyecandan, hele süslenince ne çığlıklar ne hareketler. Kaldırmadık gayet kararlı ağacımızı kurduk önüne de bariyer yerleştirdik.

Peki istemediler mi ellemek, dokunmak ?

Tabiki istediler, bende her istediklerinde ellemelerine müsade ettim, bütün isteklerine cevap verdim ve tüm merakları gidince yüzüne dahi bakmadılar.


Hatta ağacımızla rahat rahat resimler bile çektik.

Sonraki sene zaten büyümüşlerdi, onlar için minik bir ağaç alıp birlikte süsledik,gelip gidip dokundular, sevdiler, neşelendiler.


Arada süsleri aldılar, birkaç kere ağacı düşürdüler ama sabırla bekledim ona dokunmamayı öğrenecekleri zamanı.


Sonra kendimize etkinlik yaptık, birlikte kartondan hazırladığım ağacı süsledik, onu da astık duvarımıza.

Bir hafta sonra da kendi büyük ağacımızı da kurup süsledim. Hiç ellemediler çünkü onlar için alınan ağaca doydular ve gerçekten öğrendiler süslerin sökülmemesi ve ağaca dokunulmaması gerektiğini.

Bu sene de önce anneannelerinde kurdular ağaçlarını, kendi elleriyle kendi gönüllerine göre süslediler ilk defa.



 Eve dönünce kendi ağaçlarını çıkardım onuda bir güzel süslediler birlikte, nereye koyacağımızıda onlar seçtiler.Onlara ait olduğu için gözleri gibi baktılar, evdeki büyük ağacı arada yokladılar ama kendi ağaçlarına el sürmediler.


Büyük ağaçtan da en fazla arada alıp süslerle oynuyorlardı, baktım sırf meraktan ben hiç ses çıkarmayınca onlar da  bakıp bakıp yeniden ağaca astılar.


Öğrendiler, alıştılar. Artık yılbaşı ağaçlarını birlikte süslüyor ve evdeki o sıcacık atmosferle bekliyoruz yeni yılı...

İkizler ile geçirdiğim 3 yılbaşından sonra diyorumki, çocuklu evde yılbaşı ağacı kurulur, üstelik çocuksuz evden daha da eğlenceli olur...

Bu vesileyle yılın ilk yazısını da yazmış oldum.

Mutlu yıllar...

2 Ocak 2018 Salı

2017'nin En Güzel Hediyesi



Bu yılın bana en güzel hediyesi, siz sevenlerim oldunuz.
O kadar çok yürekten sevenim, arayıp soran arkadaşlarım, mesajlar atan takipçilerim, zor günleri benimle yaşayan gerçek dostlarım vardıki zor geçen bütün bir sene hep yanımdaydınız. Ayrı ayrı yazmak istediğim  çok insan var, ama atlarsam ya bir an unutursam diye burdan yazmak istemiyorum.

Hepinizi çok seviyorum, beni hiç yalnız bırakmadınız, başardıysam hepinizin hakkı var bundan emin olun.

Hele hele annem, babam, eşim , Lal ve Can gücüme güç kattınız.Ne kadar teşekkür etsem, ne kadar şükretsem az...Hepimize önce sağlıklı bir yıl diliyorum.Sonra çok mutlu olalım, huzurumuz eksilmesin, bereketli olsun evimiz cüzdanımız, bol bol gezelim, neşeyle resimler çekilelim insallah.

Hoşçakal 2017



Hoşçakal 2017 🎈

Pekte güzel bir yıl olmadı benim için. Daha en başında hayatın gerçeğiyle, hemde en  acısıyla karşıladım kendisini.
Minicik evlatlarıyla birlikte olmanın tadını çıkarmaya hazırlanan, daha yeni işten ayrılmış, #bloggermom olma yolunda heyecanı ve planları olan bir anneydim. 2017'nin şubat ayında, bütün planlarım altüst oldu, hayallerim,istediklerim, hedeflerim...

Ben, 2017'de çok kayıplar verdim. Saymakla bitmez kaybettiklerim, yazsamda anlatamam hissettiklerimi zor çok zor bir yıl geçirdim.

Amaaaaaaa hiç bırakmadım kendimi, en başından en sonuna hep inandım bunun bir sınav olduğuna,
sabrettim hep şükrettim.
Isyan edicek kadar zor anlarım olmadı mı? Oldu hemde nasıl ama hep evlatlarıma sarılabildiğime, onları duyup konuşabildiğime, annemle babamın hayatta olup bana kol kanat germelerine, eşimin hem çalışıp hem devamlı yanıma koşup gelebiliyor olmasına, kapımızı çalan sevdiklerimin oluşuna, susmayan telefonuma, gerçek dostlara sahip olduğuma, durmadan bana güç veren mesaj trafiğime, deniz kokusuyla içimi doldurabiliyor olmama, bu zor günleri yenme şansım ve imkanım oluşuna hep şükrettim, hamdolsun deyip hep sahip olduklarıma sarıldım...

2017 bana ne kadar zorlukla geldiyse, ben onu inadına o kadar güzel ağarlayıp kolaylıkla üstesinden geldim. Ve işte sonunda bitiyor,  benim için tüm kötü anılar 2017 ile tarihe  gömülüyor.

Hoşçakal 2017, ben herşeye rağmen hep gülümsedim bu kıyağımıda unutma 😎




19 Aralık 2017 Salı

Evimizde Her Gün 15 Dakika Kitaplar İle Başbaşa Kalma Kararı Alınmıştır



Lal ve Can çok küçücüklerdi kitaplarla tanıştıklarında, daha yürümüyorlar ama ellerinde kumaştan kitaplarla oyalanıyorlardı.

Onlar büyüdükçe kitapları da büyüdü, içerikleri değişti. Dokunarak, hissederek   okudukları kitaplar, içlerindeki resimlerle hayal güçlerini konuşturmaya başladı.
Bu süreçte kitaplara karşı öyle sevgi dolularki, odalarına gidip kendi kendilerine kitap seçip birbirlerine anlatır, sorular sorar uzun uzun kitaplarıyla zaman geçirirler.

Bugün yine kitaplarıyla vakit geçirirken, Lal'in kitapta gördüğü resimleri anlatıp, Can'ın ise sayfaları hızlı hızlı çevirip sıkılmasına takıldım. Oysa Can'da ne güzel kitapları inceler,resimleri sorar yorumlardı. Uzun zamandır kitaplarımızla hiç ilgilenmedik Can!ın hemen ilgisi azalmış.

Bugün itibariyle her gün 15 dakika kitaplarımızla baş başa kalma kararı aldım, tabi ki onlarla birlikte bende kendi kitabımı okuyorum. Belki böylelikle yavaş yavaş kitap okumalara başlarız.


Bizden kucak dolusu sevgiler...