15 Aralık 2025 Pazartesi

DUBAİ'DE METRO KULLANIMI

  



Dubai Metrosu ’n dan bir anımız ile  bakın size neler anlatacağım.

Gittiğimiz her ülkede metro kullanmışızdır ama Dubai’de metro değil de Tramway ile seyahat ediyor gibisiniz. Yerin üstünden giden Metro ile şehrin başlıca yerlerini Panoromik gezip görebiliyorsunuz. Eğer boş zamanınız varsa, hele birde yaz aylarında gittiyseniz, metro ile serin serin şehir turu yapmak iyi fikir bile olabilir.

Dubai’de Metro kullanmak için tek yön, gidiş-dönüş veya günlük biletlerden birini almanız gerekiyor. Gideceğimiz yere ve planınıza göre karar vermelisiniz.




Mesela Londra’da metroyu gün içinde 3-4 defa kullandığım olurdu, bu yüzden  günlük bilet alırdım ama Dubai’de  hiç öyle olmadı. İlk gün günlük bilet aldık ama gittiğimiz yerden başka bir yere mesafe çok kısa diye taksi ile geçince o aldığımız günlük biletler ziyan oldu. 

Ayrıca Dubai’ de en ucuz olan ne diye sorsanız taksi derim, hele ki bizim gibi kalabalıksanız 4 kişi için 4 tane metro bileti almak yerine  gideceğiniz yer çok uzak mesafe değilse taksiye binmek cok daha avantajlı oluyor.

Bu yüzden her binişte tek yön bilet almanız ya da eğer gittiğiniz yerden başka bir yere uğramadan dönecekseniz gidiş dönüş bilet almanız günlük bilet almaktan çok daha mantıklı.

Biz şehir içinde kısa mesafeli yerlere giderken de, havalimanına giderken de metro kullandık cokta rahat ettik. Bizdeki gibi kalabalık olmuyor duraklar, 4 dk’ da bir yeni metro geliyor ve tabiki gün içinde daha sakin. Havalimanına giderken iş çıkışı saatine denk geldik belki 5 sefer atlamışızdır biraz daha boş olanına binmek için ama onda da oturarak gittik.

Beklerken en ön vagonların ve en arka vagonların boş olduğunu fark edip heyecanla önce en öne gittik. Ama varmış bir sebebi tabiiki.

Dubai Metrosu’ n da üç tip kabin var: Gold, Silver (Standart) ve Kadın & Çocuk kabinleri.

*Gold Class kabinleri daha ferah ve şık deri koltuklar mevcut. Bu kabinler için bu sınıfa özel bilet almanız gerekiyor. Genellikle iş insanlarının kullandığını gördük.

* Silver ( Standart) biletli yolcuların bindiği kabin.

*Kadın ve çocuklara ayrılmış kabinde sadece kadınların ve çocukların bindiği kabin. Kadınlar, her kabine istedikleri gibi binebiliyorlar, trenin bu bölümlerinde seyahat etmeleri zorunlu değil. Bu kabinler, sadece ilave konfor arayanlar için bir alternatif , bebek arabalar için ekstra yer bulunuyor ,isteyen kadınların erkeklerden ayrı binmeleri için kadın ve çocuklara özel kabin . Bu kabinler, istasyon boyunca ve kabin içinde bulunan pembe işaretlerle gösteriliyor.

Dubai Metrosun'da tabiki bazı yasaklar  da var.  Kadın kabinine erkeklerin binmesi, yiyecek, içecek tüketilmesi ve sakız çiğnenmesi ...

Blogger Tricks

25 Kasım 2025 Salı

YURTDIŞI DUBAİ OTEL SEÇİMİ


Bir yere seyahat ederken, her zaman önce haritada gezip görmek istediğimiz yerleri işaretliyorum. Sonra gezilecek yerlere, rahatlıkla ulaşabileceğimiz en uygun metro istasyonuna yakın bir otel seçiyorum. Ve  oteli seçerken, yapılan yorumlarda dikkat ettiğim tek şey sadece temizliği ve metro istasyonuna yakınlığı oluyor.

Benim için metro istasyonuna yürüyüş mesafesinde olan her otel merkezi demektir, çünkü Avrupa 'da da , İngiltere’de de son gittiğimiz Birleşik Arap Emirlikleri’nde de metro ile her yere kolaylıkla ulaşmanız mümkün.

Zaten sabah kahvaltıları dışında tüm gün dışarıda olduğunuz için otelde yemek yemiyorsunuz. Tüm gün gezip otele yorgun geldiğiniz için yatakların konforuna da takılmıyorsunuz. İnanın taşta yatsanız o yorgunlukla bebekler gibi deliksiz uyursunuz ki, şimdiye kadar seçtiğim tüm oteller çok konforluydu.

Yurtdışına gittiğinizde, sınırlı zamanınız oluyor ve zamanınızın tamamını gezmek için kullanıyorsunuz. Bu nedenle otelde havuz, SPA, hamam , park, oyun salonu vs hiçbir imkan kullanılmıyor.

Otel seçerken temiz olması ve metroya yürüyüş mesafesinde olması yeterli. Kaç yıldızlı olduğu, şehrin göbeğine uzak oluşu, oda hizmeti dışında bir aktivitesinin olmaması, odanın konforu, odanın büyüklüğü, manzarası vs bunların hiç bir önemi yok. Bu konforları arayıp yatmadan yatmaya gideceğiniz otele vereceğiniz ekstra para ile bir başka yere daha gider, başka bir tad daha deneyimlersiniz benden küçük bir tavsiy



Son seyahatimizde ilk Abu Dhabi’ ye indik, uçaktan gece yarısı 03:00 gibi ineceğimiz ve Abu Dhabi’de sadece Warner Bros’u ziyaret edeceğimiz için. Hem uçaktan inince otele girişimiz hızlı olsun hemen yatıp dinlenelim hem de nasılsa şehir turu vs yapmayacağız Warner Bros’u görüp Dubai’ye gececeğiz diye havalimanına en yakın otel tercih ettim. Gayet güzeldi, ama gitmeden önce baktığım diğer otelleride gördüm onlar tam ortadaydılar. Ben sadece havalimanına mesafesine bakmışım, Warner Bross’u hesaba katmamışım biraz daha yakın olabilirmiş. Çok değil 5- 10 dakika daha kısalırdı gidip gelmemiz ama tertemizdi ve kahvaltısı gayet güzeldi.



 Havalimanı’na ve Warner Bros’a ücretsiz shuttle hizmetlerinin de olması zaten bu oteli seçmem için önemli bir  ayrıntıydı.


Dubai’de  otel seçerken de, öyle bir otel seçtim ki, metrodan çıktığın an direk otelin önündesin, tam cadde üzerinde ve  Museum Future’a yürüyüş mesafesindeydi. Yolun tam karşısında bir başka otele de bakmıştım, o da metro durağına aynı mesafede ama arada 800 dirhem (8800 tl) fark vardı. Biz ona vereceğimiz para ile bir sürü şey yaptık.

Dubai’deki oteli cok sevdik, tam şehrin göbeğinde, gece gündüz şehrin hareketliliğine şahit olduk , yatarken o plazaların ışıltısını, şehrin ışıltısını izlemekten uyuyamadık. Çokta konforlu ve rahattı. Doyamadım o manzaraya yine gitsek yine aynı otelde kalırım hiç tereddütsüz…

19 Kasım 2025 Çarşamba

DUBAİ'DE ÇÖL SAFARİ

  


Gelin birlikte bir çöl turuna gidelim,

Çöl turu için aracımız bizi otelimizin kapısından alıp yine tur bitiminde otelimize bıraktı. Çöle gittiğimizde araç değişikliği yaparız diye düşünüyordumki aynı araçla hem otoban da gittik hem çöl safari yaptık. Bunun için araç lastik basınçlarını değiştirmeleri yeterli oluyormuş.

Çöl tabelasını gördükten sonra her yer çöl artık, araçla giderken  develeri görebilirisiniz.



Çöl safari yapacağımız yere varmadan  yolda kısa  bir mola veriyoruz. Önce bir markete giriyoruz ki, girmemizle puşilerle sarılmamız anlık. Hiç ister misiniz diye sorulmadan her giren sarılıp sarmalanıyor. Can daha Türkiye'de başlamıştı elbise istiyorum demeye mest oldu giyince. Lal giydi ama hoşlanmadı çıkardı hemen ona almadık. Sonra bir fiyat çıkarıyorlar çöl safari turuna verdiğiniz para kadar nerdeyse , abartmıyorum ciddi yüksek fiyatlar söyleniyor. 

Önce rehberiniz giriyor devreye direk yarı yarıya indiriyor fiyatı, sonra siz pazarlık yapıyorsunuz yine iniyor fiyat. Bu yüzden  dudak uçurtan rakamları hemen kabul etmeyin , inanın en az dörtçe üçünü indiriyorlar.




Sonra ister 4 kişilik buggyler , ister 2 kişilik atvlerle mini çöl turu yapıyorsunuz, çocuklar kendileri kullanmak istedikleri için biz atvleri tercih ettik. Bunlar da ekstra, eğer isterseniz katılıyorsunuz ve tabiki ücret ödüyorsunuz.

Başta gereksiz geldi ama inanılmaz heyecanlı ve adrenalin dolu geçti. Bizim atvnin direksiyonu Lal’e emanetti, gözü kara kızım arada hız yapıp, yüreğimi ağzına  getirsede çok eğlendirdi. Kumun ezilmiş ve sert olduğu yerler süper ama tepelik yerlerde dikkat etmeniz gerekiyor. Biz bir hızla tepeye cıkalım derken  atvmiz ters dönüyordu, hemen yardıma yetiştiler görevliler devamlı takipteler ama ömrümden ömür gitmedi değil. Yani heyecan aramaya gerek yok, kumların sert ve ezilmiş yerlerinde gezmek yeter.

Bunda sonra her şey tura dahil tek bir dirhem ödemeden akşama kadar eğlencenin tadını çıkarıyorsunuz.




Önce çölde devrilmeli savrulmalı jeep safari, o kızıl kumlarda manevralar yapa yapa, araçları kaydırıp kumları havalandıra havalandıra yapılan safariyi hiç unutmayacağız. Tepelere çıkıp, devrilecek gibi hissetmek, önünüzdeki araçların yaptıkları showlar hepsi heyecan veriyor. Çok farklı ve eğlenceli bir deneyimdi. 

Sonra kısa bir çöl molası isterseniz kumlarda kaykay ile kayın, isterseniz gün batımının, kumların ve anın tadını cıkarın. Ama fotoğraf çekilmeyi sakın unutmayın.







Sonra yavaş yavaş kamp alanına geçiş. Önce bir hurma ikramı, sonra deve turu, şahin ziyareti, kına yakımı derken gece boyu gösteriler, dans showları, limitsiz yemek, içecekler sizleri güzel bir çöl akşamı bekliyor.

23 Eylül 2025 Salı

ALIŞKANLIK EDİNİRKEN NE İSTEDİĞİMİZ KADAR NEDEN İSTEDİĞİMİZ DE ÖNEMLİDİR

 İzmir’e taşındık, yerleştik, yeni bir hayata başladık. Artık, kendime bir çalışma programı hazırlayıp düzenli çalışmaya başlamak istiyorum, taşınma sürecinde düzensizlikten boşladığım boğazımı tutmak için yeni yeme alışkanlığı edinmek istiyorum, yürüyüşlerimi aksatmadan yapmak için yürüyüş günlerim olsun istiyorum. Tüm bunları görev değil de bir yaşam biçimi haline getirmek içinde birer alışkanlık haline getirmem gerektiğini biliyorum.

Ve Atomik Alışkanlıklar kitabından sonra anladım ki, alışkanlıkları hayatıma en kolay yoldan entegre edebilmem için, ne istediğim kadar neden istediğimi biliyor olmamda çok önemli. 

Diyeti, sporu, düzenli kitap okumayı, blog yazmayı, meditasyon yapmayı, her hafta bir yer keşfetmeyi, her gün kendime zaman ayırmayı, her gün bol su içmeyi , film izlemeyi, yürüyüş yapmayı istiyor olabilirim. Çokta  kolay başlayabilirim, ama bunları hayatımda alışkanlık haline getirmek için neden istediğimi bilmem çok önemli. 

Çünkü;

Kitap okuma alışkanlığı edinmek için, eğer sadece kitap okuyayım diye başlarsam, bugün 10 sayfa okur yarın 2 sayfa okur bırakırım, hatta eğer kendime bir hedef koymadıysam yeri gelir hiç okumadan gün geçiririm. Kitabın bitmesi bir haftada sürebilir, bir ayda. Ama her gün 30 sayfa okuyacağım diye başlar ve her ne olursa olsun her gün o 30 sayfayı okumaya zaman ayırırsam, her gün 30 sayfa okudukça o kitaplar biter, yenisi gelir , zamanla daha çok okumaya başlarım ve alışkanlığa dönüşür.

Diyete başlarım ama bir hedefim yoksa, kendime bir hedef koymamışsam o diyet arada bozulur, ağar gider, kaçamaklara çok teslim olur vs vs…  Ama mesela, diyete düzenli yeme alışkanlığı edinmek için başladıysam bir programım olur onu uygularım, sonuç aldıkça devam ederim ve zamanla alışkanlığa dönüşür.

Yani, ne istediğimiz kadar, neden istediğimizi de  bilirsek, bir hedefimiz, bir amacımız , düzenli yapmak için bir sebebimiz olursa bırakmadan devam ederiz ve işte o zaman bir alışkanlığa dönüşür.

6 Mayıs 2025 Salı

Ergenlik Yaşını Etkileyen Faktörler 2- Çevresel Faktörler

Yapılan araştırmalara göre uzmanlar, Afrika’da ergenlik yaşının ilerlemiş yani diğer ülkedeki çocuklara göre daha geç yaşta oluyor olmasını, çocukların yetersiz ve kötü beslenme koşullarına bağlıyorlar.

Birde 18. Yy’da Bach’in yönettiği korodaki erkek çocuklarının ses kayıtları ve seslerdeki değişimler incelenmiş. O zamanlar erkek çocuklarının sesleri 17 yaş civarı değişiyorken, günümüzde çok daha erken yaşlarda değişim gösteriyor. Bunun da ortaya çıkan kıtlıktan dolayı, çocukların yeterli beslenememesinden dolayı vücutlarının yeterli kiloya ulaşamaması sonucuna varılmış.

Dolayısıyla, çocuklarda beslenme ve fiziksel aktiviteler, sadece vücutlarındaki gelişimi değil aynı zamanda hormonsal dengelerini de etkiliyor. Yeterli ve sağlıklı beslenemiyor olmaları ergenlik yaşlarının gecikmesine sebep oluyor. Eğer çocuk, ergenlik yaşına gelmiş ancak olması gereken kiloya ulaşamamışsa, vücudu gerekli hormonsal yapıya ulaşamadığından  dolayı ergenliğe girmesi gecikebiliyor.

18 Mart 2025 Salı

Ergenlik Yaşını Etkileyen Faktörler 1- Genetik Faktörler

Ergenlik yaşı kaç dediğimizde, çok net bir yaş söyleyemiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü, ergenlik dönemi için  10-19 yaş aralığını kabul etmiş olabilir ancak bu Modern Toplumlarda 13-19 yaş arası olarak kabul ediliyor. 

Ergenlik yaşı çocuktan çocuğa değişiyor ve aynı yaşta iki çocuk arasında da ergenlik döneminde büyük farklılıklar olabiliyor. Kimi çocuk tam zamanında olgunlaşırken, kimisi daha geç ya da daha ergen o olgunluğa ulaşıyor. Bunun bir çok nedeni var. 

Peki ebevyn olarak, biz çocuklarımız için kaç yaş aralığını ergenlik dönemi olarak kabul edeceğiz?

İşte bu dönemin başlangıcını hem  etkileyen ve hem de bize özellikle kız çocukları için ergenlik başlangıcıyla ilgili ip ucu verebilecek bir faktör , GENETİK FAKTÖRLER.

1970'lerde Londra Çocuk Sağlığı Enstitüsünde James Tanner'ın yaptığı araştırmalara göre;

Rastgele seçilen iki kız çocuğunun  ilk adet görme yaşları arasında çok fark görülürken, iki kız kardeş arasında bu farkın daha aza ve iki ikiz kız kardeş arasındaki farkın yok denecek kadar aza indiği görülmüş. Bu bilgilerle, ergenlik başlangıcının anneden gelen genlerle bağlantılı olduğu, hatta annenin ilk regly  görme yaşı ile kız çocuğun ilk regly görme yaşının birbirine çok yakın olduğu gözlemlenmiş.

ABD'de yapılan bir başka araştırmaya göre ise; aynı kilodaki beyaz ırklı kızlar ile Amerikalı kızların arasındaki ilk regly görme yaşlarının farklılığı da yine genetik etkinin önemini göstermiştir.

O halde , genetik faktörler, ergenlik döneminin başlamasında önemli bir rol alıyor. Hatta tüm bu  yapılan araştırmalar  bize, ergenlik başlama yaşını genetik faktörlerin etkilediğini ve ergenliğe erken ya da geç girmenin genlerle nesilden nesile aktarıldığını gösteriyor.

O zaman kız anneleri hemen ilk regly olma yaşımızı hatırlayıp, kızlarımızın ne zaman ilk regly dönemine gireceklerini tahmin edebiliriz ancak diğer faktörleri de göz önünde bulundurmak şartıyla...

6 Mart 2025 Perşembe

ERGENLİK DÖNEMİNE İLK ADIM BULUĞA ERME

 Ergenlik Dönemi; Buluğa erme yani Çocukluktan Ergenliğe geçiş dönemi ile başlar.

Çocukluk döneminden yavaş yavaş çıkarken, bazı değişimlerin başlayıp, fark edildiği ilk ergenlik dönemidir.

Cinsel değişim ve gelişimin olduğu, vücutta boy ve yapı değişikliğinin başladığı, zihin yapısı ve ilgi alanlarının değişip geliştiği, erkek – kız her iki cinsinde de fiziksel ve hormonal gelişimin ilk gözlemlendiği dönemdir.

Kızlar buluğ çağına, erkeklerden daha erken girdikleri gibi ergenlik dönemini de daha erken tamamlarlar. (Bu genel olarak her yaşta aynıdır aslında , bir kız bir erkek ikiz çocuk büyüten bir anne olarak bunu tüm hayatları boyunca gördüm.) Özellikle bu dönemde erkeklerin geriden geliyor olmalarını, bazı evrim kuramcıları erkeklerde avantaj olarak görürler.

Çünkü, bu dönemde erkeklerdeki güç ve boyut artışı onları rekabete yöneltirken, kızlarda hiç bir güç ve boyut rekabeti olmadığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla erkeklerin daha geç olgunlaşmaları, onların rekabet dönemi ile daha kolay başetmeleri için avantaj kabul edilir.